Fatmana Öztaş
Fatmana Öztaş
Giriş Tarihi : 19-07-2019 11:20

İstanbul Sözleşmesi

Değerli okurlarımız, bir ara yazmaya ara vermiştim ama son günlerde İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi ve irdelenmesi için toplantıların yapılması, üst düzey yöneticilerinin ''Aile bütünlüğünü bozuyor'' diyerek demeçler vermesi üzerine bu yazıyı kaleme aldım.

Biz Kadın Örgütleri olarak bu sözleşmenin kadınlar adına olumlu bir sözleşme olduğunu ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği bakımından gerekli olduğunu inanıyoruz.

İstanbul Sözleşmesi, Kadına Yönelik her türlü şiddetin önlenmesine amaç edilerek 11 Mayıs 2011 yılında imzalanmış, 1 ağustos 2014 yılında da uygulanmaya başlanmıştır. Ayrıca İstanbul'da imzalanması Türkiye için çok önemlidir. Avrupa Konseyine üye devletler bakımından da önemli. Bu sözleşmeyle Kadınlara Yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, yargılanması ve cezalandırılması için yapılmış bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin uygulanıp uygulanmadığını denetleyecek GREVİO (kadına karşı şiddet ve ev içi şiddete karşı uzman eylem grubu) isimli bir kuruluş var. Bu sözleşme kadınlara şunları getiriyor: Psikolojik şiddet ısrarlı takip, fiziksel şiddet, zorla evlendirme, kadın sünneti, kürtaja zorlama, zorla kısırlaştırma, tecavüz ve taciz gibi cinsel şiddeti önleme çalışmaları ve mücadelesi yapılmaktadır. Kadınlar için bu kadar önemli olan bir sözleşmenin iptalinin tartışmaya açılması bir akıl tutulmasıdır. Kadınlar, ortaçağ zihniyeti ile erkek egemenliğinin eline bırakılmak istenmektedir. Kadına sosyal yaşamdan, siyasetten, iş hayatından el çektirme çabalarıdır. Kadınlar da ülkemizin kalkınmasına katkı koymak istiyor. Anaokullarından başlatılmak istenen cinsiyet ayırımcılığına karşıyız.

Son günlerde gündemde olan Kadın Üniversiteleri cinsiyet ayırımcılığıdır. Türkiye cinsiyet eşitliği alanında 144 ülke sıralamasında 130. sırada yer aldığı için zaten geri durumdayız. 130. sırada olmamız kadınlar açısından; eğitim ve çalışma hayatında cinsiyet eşitliğini sağlayamadığımızın kanıtıdır. Bizler yaşamın her alanında yer almalıyız ve ayrıştırılmak istemiyoruz. Zaten Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) başta olmak üzere kadın dernekleri bu ayrıştırmaya karşıdır. Bizler ATATÜRK ilke ve inkılapları doğrultusunda Cumhuriyetle laikliği, eğitimde birliği ve karma eğitim istiyoruz. Kadın Üniversitelerinin kuruluşu; kadın ve erkek eşitliğini, toplumsal cinsiyet eşitlini ortadan kaldıracaktır. Bizler eğitimli, cinsiyet ayırımı yapmadan eğitim yapacak üniversiteler istiyoruz. Ayrıştırılmak istemiyoruz. Üniversitelerimizde bilimsel çalışmalar yapmak istiyoruz. Amacımız ülkemizde eğitim kalitesini artırarak ve yaşam kalitesini artırarak uluslararası arenada yer almak istiyoruz. Bu yüzden Kadın Üniversitelerinin kurulmasını cinsiyet ayırımı yapacağından istemiyoruz. Kadın Üniversitesi yerine var olan üniversitelerimizin verimliliğini artıracak çalışmalar yapılmalıdır. Kadın Üniversitesi kurma çabaları geri kalmışlığın göstergesidir. 2017 yılında NAFSA tarafından yayınlanan rapora göre; ABD’de 230 olan KADIN üniversitesi sayısı 45’e düşmüştür. Gelişmiş ülkelerde bu üniversiteler kapatılırken, gelişmemiş veya az gelişmiş ülkelerde Kadın Üniversitelerinin sayısı çoğalmaktadır. Kafamızı önümüze koyup neden gelişmiş ülkelerde bu üniversiteler kapanıyor diye düşünmeliyiz.

1973 yılında kabul edilen ''Milli Eğitim Temel Kanununun 15. maddesi “Okullarda kız ve Erkek Karma Eğitim yapılması esastır. Ancak eğitim türüne, imkan ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca erkek öğrencilere veya kız öğrencilere ayrılabilir.” denmektedir. Önemli olan Karma Eğitimdir.

Kadınlar ayrı üniversite yerine kazanılmış hakların korunmasını istiyorlar. Nafaka düzenlenmesini bekliyorlar. Cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasını istiyorlar. Eşit iş eşit ücret, karar organlarında eşit yer almak TBMM’de eşit yer almak istiyorlar. Kadına yönelik şiddetin tecavüzün tacizin önlenmesini istiyorlar. Gazetelerin üçüncü sayfalarında cinayet haberleri ile yer almak istemiyorlar. Kadınların eğitim, sağlık, hukuk, siyaset ve iş yaşamında desteklenmek istiyorlar. Bizler çağdaş bireyler olarak ulusal kalkınmada yerimiz olsun istiyoruz.

M. Kemal Atatürk: “Ey Kahraman Türk Kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. Dünyada her şey Kadının eseridir” demiştir.

Kadın Haklarını Koruma Derneği Denizli Şubesi Adına Sekreter Fatmana Öztaş

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Fenerbahçe 3 1
  • 2 Sivasspor 3 1
  • 3 Yeni Malatyaspor 3 1
  • 4 Yukatel Denizlispor 3 1
  • 5 Alanyaspor 3 1
  • 6 Antalyaspor 3 1
  • 7 Çaykur Rizespor 3 1
  • 8 Kasımpaşa 1 1
  • 9 Trabzonspor 1 1
  • 10 Konyaspor 1 1
  • 11 MKE Ankaragücü 1 1
  • 12 Gençlerbirliği 0 1
  • 13 Göztepe 0 1
  • 14 Kayserispor 0 1
  • 15 Galatasaray 0 1
  • 16 Beşiktaş 0 1
  • 17 Medipol Başakşehir 0 1
  • 18 Gazişehir Gaziantep 0 1
HAVA DURUMU
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA