Fatmana Öztaş
Fatmana Öztaş
Giriş Tarihi : 24-08-2019 11:26

Emineler Ölmesin

Bir insanın, sevdiklerinin gözü önünde öldürülmesi sevdiklerinden, hayattan ayrılması akıl alacak gibi değil. Emine’lerin, Fatma’ların , Ayşe’lerin hayatı bir psikopatın elinde mi?

Bir çocuğu düşün. Gözlerinin önünde annesi öldürülüyor. Annesinden akan kızıl kanı görüyor. Annesinin “Ölmek istemiyorum.” Sözleri arasında “Anne lütfen ölme” çığlığını kimse duymuyor. Çocuğun beyninden, gözleri önünde yaşanan bu olayı hangi psikolog silebilecek. O küçücük çocuğun hayatını karartmaya kimsenin hakkı yok. Babası olsa bile… 10 yaşındaki bir çocuğun “Anne ne olur ölme” diye bağırışını susturup beyninden o manzarayı nasıl sileceğiz?

Erkekler kadınların sahibi değildir. Kadınlar üstünlük istemiyor. Erkeklerin sahip olduğu aynı haklara sahip olmak istiyorlar. İnsan olmak istiyoruz. Kadınları kendilerinin malı gibi gören erkekleri reddediyoruz. Adalet istiyoruz. İnsan olarak yaşamak istiyoruz. Biz kadınlar yuvamıza, çocuklarımıza, vatanımıza, milletimize sımsıkı sarılıp, hayata tutunmaya çalışıyoruz. Can Yücel’in dediği gibi: Mesele sevmek değil, Kimi sorsan seviyor zaten; Önemli olan güzel sevmek… Kırmadan, yormadan, acıtmadan sevmek…

Ataerkil bir toplum olan ülkemizde kadın hep ikinci sınıf vatandaş olarak görüldü. Toplumda “Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmemeli” diyen söylem ne kadar yanlış olan acı bir gerçektir. Kadın, toplumun baskısı, erkek baskısı ve gördükleri şiddet yüzünden kendi kararlarını alamıyor. Kadın şiddet ya da ölüm tehdidiyle sindiriliyor veya öldürülüyor. Erkek, kadını kendi malı gibi görmektedir. Kendini öyle yetiştirildiği için üstün görerek kadını istediği gibi hükmedeceğini zannetmektedir.

Son yılda 2337 kadın şiddet görerek hayatını kaybetti. (Bilinen) Boşanmak istedikleri ve kendi hayatlarına dair karar almak istedikleri için öldürüldüler. Her geçen yıl kadın cinayetleri göze görünür şekilde artmaktadır. Bu cinayetlerin artması; eğitimsizlik, sapıklık ve kültürel eksiklik olduğu kadar erkek egemenliğinin hakim olmasından dolayıdır. Sorunun çözümü için somut adımlar atılmamaktadır. Kadını cinsel obje değil, bir birey olduğunu ne zaman kabul edeceğiz? Gelenek, görenek veya namus kavramını sadece kadının üzerinden değil, erkekler üzerinden de düşünmeliyiz. Zira aile; anne, baba ve çocuklardan meydana gelmektedir. Sorumluluk sadece annenin değil, tüm aile bireylerine ait olmalıdır.

Albert Einstein “Şiddet, ahlak seviyesi düşük erkeklere her zaman çekici gelmiştir.” dediği gibi zavallılar şiddete başvurmaktadırlar. Kadına yönelik şiddet bir insanlık suçudur. Şu günlerde kadınların güvendiği “İstanbul Sözleşmesini” iptal ettirmek isteyen hastalıklı beyinler var. Halbuki İstanbul Sözleşmesi her türlü şiddeti önlemenin garantisi sayılır. Kadının erkeğe eşit olduğunun belgesidir. Şiddetle mücadelenin garantisidir. Eğer bu sözleşmeyi Türkiye feshederse kadın erkek eşitliğini ortadan kaldırarak insan haklarını da ihlal etmiş olacaktır.

Birleşmiş Milletler eski sekreteri KOFİ ANNAN şöyle diyor: “Kadına şiddet, belki de en utanç verici insan hakları ihlali ve belki de en yaygını. Coğrafya, kültür ve servet sınırı da tanımıyor. Bu şiddet devam ettiği sürece, eşitliğe, kalkınmaya ve barışa dair gerçek bir ilerleme sağlayacağımızı iddia edemeyiz.”

 

Meclisteki kadın milletvekillerimize sesleniyorum. Kadınlar için, kendiniz için hangi çalışmaları yapıyorsunuz? Kadınların sorunları ve hakları hakkında hangi önergeleri verdiniz? Çözüm için Hangi çalışmaları yaptınız? Kadınları yok sayan önergelerde nasıl karşı çıktınız? Yoksa bir partinin peşine takılıp insan olduğunuzu, kadın olduğunuzu unuttunuz mu? Şiddet olaylarının önlenmesi için Türk aile yapısına dikkat ederek hangi kanunları sundunuz? Bir şeyleri değiştirmek için kılınızı kıpırdatmayı düşündünüz mü?

Kadınlar savunamadan kendi yakınları tarafından öldürülüyor. Namus cinayeti diye ceza evine girenler indirimden yararlanıyorlar. Ceza evinde takım elbise giyip kravat takarak hakim karşısına çıkınca iyi insan mı oluyor? Nasreddin Hocanın “Ye kürküm ye” hikayesini hakimlerimiz bilmiyor mu? Ceza indirimleri ile nice canilerin, kadın katillerinin dışarıda salına salına gezdiğini görüyoruz. Namus cinayetinden indirim olur mu? Bu indirimle kadın kendini savunamadığı için kadın -erkek eşitliği ortadan kalkıyor. Kadınlar namuslarını kendileri korur. Namus deyince sadece kadın akla gelmesin. İnsan olarak düşünülsün. İnsanlar önce kendine, sonra ailesine, sonra topluma ve milletine karşı sorumludur. Bu sorumluluk sadece kadınlara ait değildir. Yeni Zelanda Meclis Başkanının bebeğini meclise getirip orada biberonla beslemesi, erkeklerin de bu sorumluluğu alması gerektiğini gösteren bir örnektir. Kadınlar artık gazetelerin üçüncü sayfa haberleri olmak istemiyor. Başarılarıyla anılmak istiyor. Medya kuruluşları da gerekli sorumluluğu almalı. Yayınlarını ona göre yapmalıdır. Kadınların sorunlarını tesbit etmek, çözüm bulmak için en kısa zamanda “Kadın Bakanlığının” kurulmasını istiyoruz. Kadın çalışmaları tam seslerini duyuramıyorlar. Kadın sorunlarını tesbit etmek. Çözüm için önerilerde bulunmak birçok çalışmalar yapmaktadırlar. Kadınlarımızı aydınlatmak için Kadın Haklarını Koruma Derneği’nin çalışmalarını göz ardı edemeyiz. Kadınlarımızın, bilhassa şiddet gören kadınlarımızın hangi haklara sahip olduğunu kurslar, seminerler vererek aydınlatmaya çalışmaktadır. Önceliğimiz kırsaldaki kadınlarımızdır. Dernekte Halk Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde istihdama yönelik kurslar açarak, kadınlarımızın iş hayatını atılmasını, kendilerinin bir birey olduklarının farkına varmalarını sağlıyoruz. Kurslara katılan ve seminer vermeye gittiğimiz kadınlarımız haklarını öğrenerek topluma, ailesine daha faydalı oluyorlar.

Atatürk Cumhuriyeti kurarken değiştirdiği en önemli kanunlardan biri “Kadının yeri” olmuştur. Kadının layık olduğu yaşama kavuşması demek çağdaş Türkiye’nin meydana gelmesi demek olduğu bilinciyle toplumun yapı taşı olan kadının gelişmesiyle olacağını biliyordu. Kadına verdiği önemi şu sözleriyle belirtiyordu:

“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

Kadınlar içtimai hayatta, erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.

DENİZLİ KADIN HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ SEKRETERİ FATMANA ÖZTA

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 12 4
  • 2 Fenerbahçe 10 5
  • 3 Denizlispor 8 5
  • 4 Çaykur Rizespor 8 4
  • 5 Galatasaray 7 4
  • 6 Gazişehir Gaziantep 7 4
  • 7 Yeni Malatyaspor 6 4
  • 8 Trabzonspor 6 4
  • 9 Konyaspor 6 5
  • 10 Sivasspor 5 4
  • 11 Göztepe 5 5
  • 12 Antalyaspor 5 5
  • 13 MKE Ankaragücü 5 5
  • 14 Beşiktaş 4 4
  • 15 Kasımpaşa 4 5
  • 16 İstanbul Başakşehir 4 4
  • 17 Kayserispor 3 5
  • 18 Gençlerbirliği 1 4
HAVA DURUMU
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç