8 Mart Dünya Emekçi Kadınları Anma Günü Her Alanda Eşitlik

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü b gün her ülke de, kadınlar sorunlarını bir kez daha dile getiriyorlar. 8 Mart, Kadınların eşitlik, özgürlük, dayanışma, uzun soluklu yürüyüş ve mücadelenin simgesidir.
8 Mart... Aslında bir kutlama değil, anma ve farkındalık yaratma günüdür. Kadınların toplumda istedikleri konuma ulaşması, yani eşitlik mücadelesi Fransız devrimine kadar uzanıyor. Bu devrim bütün dünya da yoksulluğa karşı eşitlik, özgürlük kardeşlik kavramını yerleştirmiştir.
Bu kavramlar kadınların mücadelesi'nin güç kaynağı oldu. Tarih boyunca toplumlarda erkekler egemen olmuşlardır. Kadınlar bu mücadeleyi kendileri için veriyor görünseler de aslında, temelde yatan tüm insanlık için daha hakça, yaşanabilir bir dünya yaratmaktır.
Çünkü tarih boyunca dünyanın eşit biçimde paylaşılmamasının faturası şimdiye kadar tamamen kadınlara çıkmıştır.
8 Mart 1857 yılında New York kentinde 40 bin kadın işçinin 12 saatlik iş gününü ve erkeklerden daha düşük olan ücretlerini protesto etmek ve insanlık dışı çalıştırılan kadınlar olarak greve gitmek istemişlerdir. Ancak fabrikada çıkan yangında 129 kadın işçi yanarak can veriler.
1910 yılında Kopenhag'da toplanan 2. Kadın Konferansında CLARA ZETKİN'in girişimleri ile 8 Mart Uluslararası "EMEKCİ KADINLAR GÜNÜ" olarak kabul edilmiştir.

Türkiye'de ilk kez 1921 yılında emekçi kadınlar günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. 1984 yılından beri düzenli olarak her yıl çeşitli KADIN ÖRGÜTLERİ tarafından anılmakta ve kutlanmaktadır.
Yüz yıllar önce başlatılan bu mücadele ne yazıktır ki, günümüzde hala devam etmektedir. Bu yüzden kadınlar her zaman her platformda ama özellikle 8 Martlarda erkeklerle eşit bir yaşam isteklerini ısrarla dile getiriyorlar ve bunun için mücadele veriyorlar. Hak elde etme mücadelesin de Türk kadını diğer kadınlara göre daha şanslıydı.
Çünkü Türkler cinsiyete değil insana değer veren, karanlıklara değil aydınlığa koşan ATATÜRK gibi bir lidere sahipti.

Mustafa Kemal Atatürk aydınlanma devrimini bütünü ile gerçekleştirmiştir. Kadının orta çağ karanlığından çıkarıp, olması gereken yere oturtulması bu devrimin en can alıcı bölümüdür.

Kadınlarımıza Avrupa toplumlarından da önce bir çok kadın haklarını kazandıran Ulu Önder ATATÜRK’ü saygıyla ve minnetle anıyorum.
Bugün gelinen nokta, beklenen ve istenilen seviyede değildir. Belki de bizlere verilen haklarımız geri alınmak istenecektir.

Ancak Türk Kadınının zorluklar karşısında yılgınlığı, geriye çekilmişliği, asla düşünülemez. Bu nedenle kadının dünyada ve Türkiye'de eğitimsizliğin, dayak, küfür, taciz, şiddetin ve eşitsizliğin mağduru olan kadınlar hak mücadelesine ara vermeden, korkmadan azimle dün olduğu gibi bugünde devam etmelidirler. Yasalar karşısında açık bir eşitsizlik örneği olan kadınlar her platformda bunu dile getirmelidirler.

BU NEDENLE KADINLARIMIZ, Eğitim düzeyinin yükseltilmesi için, şiddete karşı korunmak için, yasalar karşısında eşitliği sağlamak için, siyasi katılımın artması için, kadınlar üzerinden siyaset yapılmaması için, çalışan kadınların emeğinin değerlendirilmesi için var gücümüzle çalışmalıyız.
Sadece evinde oturup çocuk bakan kadın değil, hem ailesine,hem çocuğuna bakan ama aynı zamanda çalışan, üreten, aile bütçesine katkıda bulunan kadınlar olmalıyız.

Kadınlarımızın ve kızlarımızın eğitim hakları için çalışmalıyız.
İş yaşamında kadın istihdamını engelleyen ayrımcı engellerin kalkması için çalışmalıyız. Çalışma hayatına giren kadınlarımızın erkeklerle eşit ücret ve haklara sahip olmaları için çalışmalıyız. Çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarına ve kadınlara karşı tacizlerin, kadına karşı her türlü uygulanan şiddetin, kadın cinayetlerinin önlenmesi konularında gerekli girişimleri yapmalıyız. Siyasette kadının daha fazla yer alması için hatta bu konuda pozitif ayırımcılık uygulanması için çalışmalıyız. Bu olumsuzlukları ancak biz kadınlar olumluya dönüştürebiliriz. Çünkü Türk Kadını, onurlu, gururlu, akıllı, geçici değil kalıcı, yapıcı çözümler üretebilen her yerde söz sahibi olan kadınlarımızdır, unutulmamalıdır ki dünya sevgi ile kardeşçe birlikte yaşanırsa, değerler birlikte paylaşılırsa güzeldir.
Er ya da geç eşitlik, sevgi, saygı, dostluk, mutluluk, kavramı yerleşecektir. İnsanlık için olumsuz her şey bitecektir.

YÜCE ÖNDER ATATÜRK’ün bizlere emanet ettiği kadın haklarını korumak ve geliştirmek yolunda kararlılığımızı bir kez daha vurgularken onun özdeyişi ile bitirmek istiyorum. "Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdiği seçkin çocukların eseridir. Şuna inanmak lazımdır ki dünya üzerindeki gördüğünüz her şey KADININ eseridir." Dünya kadınları için eşit hak eşit katılımın gerçekleşmesi dileklerimle... Tüm Kadınlarımızın 8 Mart EMEKÇİ KADINLARIN ANMA GÜNÜNÜ KUTLAR. Saygılar sunarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurten Karakış - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Denizli Ahval Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Denizli Ahval hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (554) 556 71 19
Reklam bilgi

Anket Sizce Denizli'de Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler Neresidir?

Bumerang - Yazarkafe